HERALEM 16 Şubat 2019 Cumartesi
A B C D E F G Ğ H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
Reklamlar
Yeni Eklenen Çok Okunan
ĞULÜVV 1558
ĞUFRÂN 1311
GABN 2049
IRZ 1251
ĞAFFÂR 1369
ÖDÜNÇ 1373
İÂNE 1273
ÎCÂB 1481
ÇİLE 1727
CELÎL 1475
CELDE 1769
BİRR 5295
BURHAN 3139
ÂSİTÂNE 2337
BEYT 2177
GABN 2049
ATEİZM 1990
ABES 1899
BASAR 1850
BEŞÎR 1819
CEBRÂİL 1785
CELDE 1769
» BEYNE'L-HAVFİ VE'R-RECA
İnsanın korku ile ümit arasında olmasını ifade eden bir deyimdir. Kur'ân'da insanın Allah'ın azabından korkması (Nûr, 24/52) ve rahmetinden de ümitvar olması (Bakara, 2/218) istenmiştir.

Allah kendisini hem rahmet ve mağfiret sahibi hem de azap edici olarak tanıtmıştır: "...Şüphesiz Rabb'ın insanların zulümlerine karşı mağfiret sahibidir, fakat Rabb'inin azabı da çok şiddetlidir." (Ra'd, 13/6), "İyi biliniz ki Allah'ın cezası çok şiddetlidir ve gerçekten Allah, çok bağışlayan, çok merhametli olandır." (Mâide, 5/98), "(Ey Rasûlüm!) kullarıma haber ver; ben gerçekten çok bağışlayan, çok merhamet edenim ve gerçekten benim azabım da çok acıtıcı bir azaptır." (Hicr, 15/49-50), "Âhirette şiddetli azap, Allah'tan mağfiret ve rıza vardır." (Hadîd, 57/20)

Bu âyetler insanın korku ile ümit arasında olmasını ön görmektedir. İnsan Allah'ın azabından korkacak ama rahmetini de umacak, ümitsiz olmayacak fakat ilâhî azaptan da tamamen güven içinde bulunmayacaktır (A'râf, 7/97-99). İkisi arasında dengeli olacaktır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.), Allah'ın rahmet ve azabının çokluğunu şöyle bildirmiştir: "Mü'min, Allah katındaki azabı bilseydi cennetini ummazdı. Kâfir de Allah'ın rahmetini bilseydi cennetinden ümit kesmezdi." (Müslim, Tevbe, 23. III, 2109), "Allah, cennet için; sen benim rahmetimsin, cehennem için de sen de benim azabımsın" demiştir (Buhârî, Tevhîd, 25. VIII,186).

Kur'ân'da peygamber ve sâlih insanların korku ve ümit arasında olduğu, "korkarak ve umarak Allah'a dua ve ibâdet ettikleri" (Enbiyâ, 21/90; Secde, 32/16) bildirilmiştir.

Allah'ın rahmetinden ümit kesmek de azabından güven içinde olmak da mü'mine yakışan bir davranış değildir. Bunu ancak, kâfir, sapık ve hüsrana uğrayanlar yapabilir (Hicr, 15/56; Ankebût, 29/23; A'râf, 7/97-99). (bk. Havf, Reca) (İ.K.)

Bu Sayfa 2011-09-23 Tarihinden Beri 1037 Kez Okundu.
Kaynak: Diyanet


Reklamlar
Türkü Sözleri Başkentler Türkiye İller Yemek Tarifleri İl Plaka Kodları Son Depremler Telefon Kodları Ülke Telefon Kodları
Meteoroloji Son Durum Dini Açıklamalı Sözler 2012 Dini Günler
Doğum Günü Mesajları
Aşk Sözleri
Özlü Sözler
Anlamlı Sözler
Çocuk İçin Sözler
Kocam İçin Sözler
Karım İçin Sözler
Anneler Günü Mesajları
Babalar Günü Mesajları
Geçmiş Olsun Mesajları
Aile Sözleri
Teşvik Edici Sözler
Özel Gün Mesajları
Espirili Mesajlar
Aşk Espirileri
Maniler
Tekerlemeler
Erkek İçin Sözler
Dünyaya Yön Veren Sözler
Özlem Sözleri
Günaydın Mesajları
Anonim Sözler
Sevgi Sözleri
Ahlak Sözleri
Yalnızlık Sözleri
İyi Geceler Mesajları
Dostluk Sözleri
Atatürk Sözleri
Aşk Mesajları
Kandil Mesajları
Bayram Mesajları
Özür Sözleri
Ata Sözleri
Sevgililer Günü Mesajları
Evlilik Kutlama Mesajları
Muzip Sözler
Asker Mesajları
Taraftar Mesajları
Duygusal Mesajlar
Cuma Günü Mesajları
Öğrenci Mesajları
Espirili Sözler
Mutluluk Mesajları
Kadın İçin Sözler
Romantik Mesajlar
Kutlama Mesajları
Sevgi Mesajları
Yeni Yıl Mesajları
Kamyon Yazıları
Bilgi Üzerine Sözler
Ölüm Sözleri
Popüler Sözler
iletişim - hakkımızda - gizlilik
Genel